Yeni yayınları e-posta olarak alabilirsiniz

26 Mayıs 2017 Cuma

Limon asidik midir?


Limon ya da diğer asidik meyveler belki idrarı daha asidik yapabilir. Ama bu böbreklerinizin çalıştığını gösteren bir durumdur.  Kafa karıştıran durum şudur ki, limonun ph değeri 3 civarında iken nasıl oluyor da insan enzimlerinin ph değerini 7.30 civarına getiriyor?

Doğal sitrik asit neredeyse bütün bitkilerde ve canlı hücrelerde bulunuyor zaten. Canlı hücreler sitrik asit olmadan işlevlerini gerçekleştiremezler. Sitrik asit insan organizmasında da üretilir. Vücuda alınan gıdalardaki karbonhidrat, protein ve yağ gibi bileşiklerin enerjiye dönüşürken izledikleri yollardan birisi de sitrik asit döngüsü ya da bu döngüyü bulan kişinin adının verildiği krebs döngüsüdür. Krebs sözcüğü almanca'da kanser anlamına geldiği için hatalı çeviri sonucu sitrik asit kanserojendir şeklinde asılsız bir söylem de oluşmuştur.


Tabii bu arada kimyasal sitrik ile doğal sitrik asidi birbirine karıştırmamak lazım. Yine yanlış bir bilgi de limon tuzunun (yani sitrik asit) çoğu kişi tarafından limondan elde edilen doğal bir madde olarak bilinmesidir. Oysa limon tuzu denilen kimyasal sitrik asitin limondan değil, şekerden elde edilen bir kimyasaldır. Doğal sitrik asit insan organizmasında da üretildiği ve vücut hücrelerinin normal bir bileşiği olduğu için yan etkisi olmadan parçalanabilir ve kullanılabilir. Tüm kimyasallarda olduğu gibi kimyasal sitrik asidin de bazı zararları vardır. Nadiren alerjik reaksiyonlar görülebilir. Kansere neden olmaz, insan sağlığına ve doğaya zararı yoktur. Temas edilirse gözleri ve cildi tahriş edebilir. Limon tuzu, toz halindeyse veya sıcak suda eriyen limon tuzunun buharı solunursa solunum yollarını tahriş edebilir.

Kısacası asidik olan limon vücuda girince karaciğerde değişir ve ortaya çıkan reaksiyon sonucu alkali etki yapar. Ayrıca sitrik asit ağız yolu ile alındığında parçalanıp bikarbonat oluşur. Bu yüzden kendisi asit olmakla beraber alkali etkisi yapar. (sitrat döngüsü hücre içi bir olaydır o konu ayrı... antikoagülan etkisi sebebiyle kan konpenentlerininde uzun süre muhafaza edilmesinde kullanılır) Diğer yandan limonda bulunan doğal sitrik asit kanın ph değerini yükseltir. Ayrıca kendi imaknlarınızla test edecekseniz, bu gibi deneyler çeşme suyuyla değil, içme suyuyla yapılmalı. Çeşme suyunda bulunan klor doğal asidi bozar. Yine aynı şekilde koloidal gümüş de klorlu suya katılmaz. Çünkü gümüş partiküllerinin yapısını bozar ve çökelti yapar. Dolayısıyla koloidal etkisini yitirir. Zaten benim tavsiyem çeşme suyunun kesinlikle içilmemesi yönündedir. Bazı doktorlar pet şişelerdeki b.f.a ya da dioksin gibi kimyasalların insan sağlığına zararlı olduğu gerekçesiyle çeşme suyunu önerebilr. Lâkin çeşme suyu o pet şişelerdeki sudan çok daha zararlıdır. Buradaki yanılgı da suyu sadece kimyasal formülüyle hesaplamaktan geçer. Halbuki çok daha önemli bir durum suyun moleküler yapısıdır ve enerji düzeyidir. Çeşme suyu evimize gelene kadar moleküler yapısı tamamen bozulmaktadır ve enerji seviyesi de son derece düşüktür. (ortalama 1500 bovis) sağlıklı bir suyun enerji düzeyi en az 7000 bovis olmalıdır. Ayrıca şebeke suyuna da bazı kimyasallar katılıyor.

Kıssadan hisse şu ki; alkali su yapmak oldukça basittir. Sağlıklı bir su bulun (en makbulu dağdan getireceğiniz doğal kaynak sudur) ve içine limon sıkın. Daha da iyisi bunu tuzlu su olarak için.

İçmeniz gereken minimum su miktarını bulmak için kilonuzu 40 ile çarpın. 78 kg ağırlığında bir insan için, 40x78/1000=3120 santilitredir.

Bahsettiğim tuzun kullanımı da şöyle olacak 1 litrelik bir kavanozu yarısına kadar kaya tuzu ile doldurun ve üzerine su ekleyin. İyice çözüldükten sonra -ki bu mineralli su oluyor- 1 litre suyun içine tuzlu sudan bir yemek kaşığı (tahta ya da cam kaşık kullanın) ekleyip bunu gün içerisinde tüketin. Yemeklerden yarım saat önce tüketin. Yemekten hemen önce ye da sonra ya da yemek sırasında su içmek sindirimi olumsuz yönde etkiler. Şayet tansiyon yüksek ise az miktarla başlayıp sonradan arttırabilirsiniz. İçeceğiniz su bu olacak. Yani tuzlu su. Cam gibi şeffaf olan tuzu tercih edin. Çankırı tuzu olabilir. Bunu herkese öneririm. Ciddi faydasını görürsünüz.


2 yorum:

  1. Tuzlu su dediniz. Peki bikarbonat bunun yerini tutarmı☺️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl sorulması gereken sodyum bikarbonat tuzun yerini tutar mı? Tutmaz. Pankreasta üç enzim üretilir, bunlardan ikisi kapalı enzim olarak üretilen insülin ve glukagon'dur. Diğeri ise açık enzim olarak üretilen sodyum bikarbonattır.

      Demek ki pankreas, dediğimiz fabrika çalışır durumda ise bu enzimler üretilir ve sıkıntı kalmaz. İyi ama pankreas neden bu enzimleri üretemez veya az üretir duruma düşer? diye soracak olursak bu o kişinin yeterince su içmemesine ve yeterinde doğal madenden çıkma tuztüketmemesine bağlıdır. Örneğin adı üstünde Sodyum Bikarbonat üretebilmesi için vücuda Sodyum girişi olmalıdır. Sodyum ise bildiğimiz doğal tuz iyonudur. Kişi eğer yeterince su içer ve yeterince doğal tuz alırsa pankreas çalışmaya ve bu 3 enzimi de üretmeye başlar. Üretilenlerden insülin kandaki şeker miktarını ayarlar, eğer fazla şeker varsa fazlasını vücutta stoklar. Glukagon ise insülinin yaptığının tam tersini yaparak depolardan gerekli durumlarda kana şeker aktarır. Eğer kişinin pankreası çalışmıyor ise şeker kaynaklı hastalıklar başlar ve glukagon da eksik olduğu için vücutta stoklar birikmiş ya da kişi kilolu olsa bile kan şekeri düşer. Yani arabanız var. Ama kullanacak anahtarınız yok, gibi. Zaten kişi şeker tüketiminden dolayı stoklamıştır o şekerleri yağ olarak. Ama ortalıkta glukagon olmadığı için kan şekersiz kalmıştır veya normalin altına düşmüştür. Kısacası kişi yanlış beslenmiştir, vücutta su yoktur ve doğal tuz yoktur. İşte bu yüzden pankreas çalışamaz hale gelmiştir. Bu da şeker hastalıklarının asıl sebebidir. Çözüm ise bu eksikliklerin giderilmesidir.

      Sil