Yeni yayınları e-posta olarak alabilirsiniz

2 Nisan 2018 Pazartesi

Evcil hayvan asilari kansere sebep olabilir mi?

Üzerinde çok az konuşulan, çok az sorgulanan bir konu var; evcil hayvanların iyi niyetli veteriner hekimler tarafından yapılan aşılara verdikleri olumsuz tepkiler.

İlgili bir evcil hayvan ebeveyni olarak, veteriner ilaçlarının çoğunda mevcut aşılama uygulamalarının bir sonucu olarak ortaya çıkabilecek potansiyel yan etkilerin (kanser dahil) farkında olmanız gerekiyor.

Hayvan Kanserlerindeki Artış İle Aşı Arasındaki İlişki Bir Gerçek

Sadece evcil hayvan aşıları ile kanser arasındaki ilişkiyi siz duymadığınız için bu, bu sorunun olmadığı anlamına gelmiyor. Bu konu hakkında düşünmeli ve bilgi edinmelisiniz.

Kopekler ve Kedilerde Kanser Hakkinda Gercekler

İnsanlarda kanser yükselişte ve evcil hayvanlarda kanser istatistikleri de farklı bir durumda değil. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü Karşılaştırmalı Onkoloji Programı'na göre, ABD'de 32 milyon kedi ve 65 milyon evcil köpek var. Her yıl yaklaşık 6 milyon köpeğe ve neredeyse aynı sayıda kediye kanser tanısı koyuluyor. Köpeğinizin veya kedinizin kanser olduğundan şüpheleniyorsanız, ne yapmanız gerekli?

İşte tüylü arkadaşlarınızın sağlıklı ve uzun ömürlü yaşamasına yardımcı olacak bazı temel gerçekler ve ipuçları.

Köpekler, Kediler ve Kanser Hakkında Daha Fazla İstatistik
Önce hayvanlar ve kanser hakkındaki bazı istatistiklere bir göz atalım:

6 Mart 2018 Salı

Reenkarnasyon ve tekamul


"Ölüm ne anlama gelir? Bizler neden ondan aşırı derecede korkmaktayız? Asyanın genelinde insanlar yeniden doğuma inanmaktadır. Bunda büyük bir umut vardır ve nedendir bilmem insanlar bunun hakkında konuşup yazıp durmaktadır. Yeniden doğum meselesine baktığınızda, o ne anlama gelir, tüm geçmişiniz, tüm sefaletiniz, tüm karmaşanız, şimdiki haliniz değil mi?"

Krishnamurti

Birleşmiş milletler raporuna göre bugüne kadar 110 milyar insanın doğup öldüğü saptanmış. Elbette ki bu bilgi yarı bilimsel olabilir çünkü, dünya üzerinde insanın varoluş süresinin yüzde 99’u için hiçbir demografik veri mevcut değildir. Şayet reenkarnasyon varsa, doğan bu fizik bedenlerin yanı sıra ruhların nüfusu da artıyor demektir. 1927’de 2 milyar olan Dünya nüfusu, 72 yılda üçe katlanarak 6 milyarı aşmış. 2050'de ise Dünya nüfusunun 12 milyar olacağı tahmin ediliyor.

25 Ocak 2018 Perşembe

Yapay tatlandiricilar


5 Artificial Sweeteners & Kanser Riskini Artıran Lezzet arttırıcılar



Toplumumuzun şeker sevgisine bağlı olarak bilim insanları ve üreticileri sentetik yapay tatlandırıcılar üretmekle meşgul. Yapay tatlandırıcılar, trigliserit oluşumunun ve insülin tepkisinin ek kalorileri ve tehlikeli etkileri olmaksızın şeker tadımızı tatmin edecek şekilde tasarlanmıştır.

Bu tatlandırıcıların ve tat artırıcıların örnekleri, asesülfam potasyum, monosodyum glutamat , sukraloz, aspartam ve sodyum benzoattır. Ne yazık ki bu maddeler - insan tarafından tasarlanmış - metabolik işlev bozukluğu, hastalık ve kansere neden olan zehirli bileşiklere metabolize olurlar .

21 Ocak 2018 Pazar

Dogma


Hiç bir şey dogmaya karşı bağışıklık kazanmış değildir. Ve buna bilimde dahildir. Belirli ilkeler dizisi inkar edilemez şekilde doğru olarak kabul edildiğinde kimse kazanmaz. Yani diyelim Newtoncu fizik yasaları bugün olan biten her şeyi açıklamaya yetmiyor. Ve zamanla bazı ilkelerden vazgeçmek de gerekiyor. 

Öte yandan bilimin kendisi bilinçsizdir. Bilinç sahibi olan (ya da olması gereken) insandır. Tabii bu arada bilimden neyi kast ettiğimiz de büyük önem arz ediyor. Bugün bizlere bilim diye kaktırılan şeyin gerçek bilimle alakası yoktur. Bilim dediğimiz şey insanlara hizmet ve daha medeni bir hayat yerine insanları hasta edip çeşitli felaketlere sürüklüyorsa ona başka bir şey denir.

16 Ocak 2018 Salı

Asilar Aidin Salih

Rahmetli Dr. Aidin Salih hanım'ın 2009 da sözde Domuz Gribi salgını bahanesiyle başlatılması düşünülen aşı kampanyası hakkında, toplumu bilinçlendimrek adına kaleme aldığı makale.

AŞI HAKKINDAKİ GERÇEKLER

(Zorunlu tutulan ve kullanılması için baskı oluşturulan aşılar hakkında)
Ağustos 2009'da İngiltere ve Fransa'da Domuz Gribi aşısı, hayvanlardan sonra az sayıda insan üzerinde, ABD'de ise 2 bin kişinin üzerinde denenmiştir. Ancak sonuçlar en fazla 2 aylık verilerle sınırlıdır.

Büyük ihtimalle, domuz gribi aşısı Türkiye’de aşıyı satan firmanın kendi personeli vasıtasıyla uygulanacaktır. Böylece Faz-1 deneyi Türkiye'de 28 milyon kişi üzerinde yapılmış olacaktır. Önceden hiçbir olumlu verisi olmayan, tehlikesi büyük olan bir aşının 6-36 aylık bebeklere, çocuklara, sağlık çalışanlarına ve savunma mensuplarına uygulanması bugüne kadar Türkiye'nin göreceği en büyük tehlike olabilir.

7 Aralık 2017 Perşembe

Organ bagisi


Bu makaleyi organ bağışı konusunda insanların eksik bilgilendirilip, doğru kararlar verebilme haklarının ellerinden alındığı gerçeği ile, bilinçli kararlar verebilmek adına yayınlıyorum. Ele aldığım bu konunun bağış YAPMAMAYA teşvik amaçlı olmadığının altını çiziyorum. Bu makaledeki gerçekleri okuyanlar, sonrasında verecekleri kararlarından benim şahsımı sorumlu tutamazlar. Bu prosedürlerin gerçekliğini yayınlamak kabahat değil, gerekli kurumların yanıltıcı ve eksik bilgilerle, toplumu bilinçsiz kararlara sürüklemesi kabahattir. Araştırmalarıma dönüp baktığımda, burada yazdıklarımın gerçeklerin en nazik versiyonu olduğunun kanısına vardım.

6 Aralık 2017 Çarşamba

Nasıl bu kadar aptal olunur?


Dirayetsiz, iradesiz, düşünmeyen ve farkında olmayan bir toplum nasıl oluşturulur?

Her şeyin bir “çaresi” sunulmuş, kanser ilacı, zayıflama hapı, sigara bırakma iğnesi, antidepresan ilaçları, diyetisyenler, aile danışmanları, cinsellik sihirbazları, günlük sorunlarınıza sebep olan geçmiş hayatlarınızı görebilen sözde regresyon terapistleri... vs vs vs...

Çareleri son derece pahalı reklamlarla gözlerimize sokulan olası sorunlar insanlar tarafından daha kolay bir eyleme dönüştürülüyor. Sorunun bir sorun olduğunun algısını zayıflatarak, çare olmayan çareleri, çare gibi göstererek, sorunu oluşmasını önlemekten çok teşvik eden bir sistemin içerisindeyiz. Sistematik olarak programlanmış ve program doğrultusunda sadece işleyişte olup bozulduğunda tamirhaneye sokulan robotlardan farksız bir topluluk söz konusu.

30 Kasım 2017 Perşembe

Alzheimer aluminyum

Anneannem 84 yaşında vefat etmeden yaklaşık 2 sene önce çevresinden kopmaya başlamıştı… Son günlerinde ise beni dahi zor tanıyabiliyordu. Teşhis konamamıştı o zaman… Şeker hastalığına bağlanmıştı olay! Ancak aradan bir kaç yıl geçip “Alzheimer” keşfolunup, semptomları yazılınca, anlamıştımki rahmetlinin vefat sebebi de buydu! Altmışına merdiven dayamış bir yaşlı olarak düne baktığımda…

11 Kasım 2017 Cumartesi

Ust Solunum Yolu Enfeksiyonlari

Siz değerli okurlarımızdan gelen yoğun istek üzerine bu yazımı üst solunum yolları enfeksiyonlarına ayırdım. Özellikle kış mevsimi ile birlikte yoğun bir artış var.
Tedaviden önce, bağışıklık sistemimizi güçlendirmeliyiz. Kale ne kadar sağlam ve kuvvetli olursa düşmanların kalenin içine sızması da o kadar zor veya imkansız olur.
Bizler her zaman olduğu gibi eksik veya yanlış beslenme ile fabrika ayarlarımzı bozuyoruz ve bunda da ne hikmetse israr ediyoruz. Az su içiyoruz, rafine edilmiş besinleri tüketiyoruz, stresli bir hayat sürüyoruz vb… Bunlara doğal yapısı bozulan sebze ve meyveleri de eklersek durum içler acısı bir hal alıyor değil mi ? Kış mevsiminde özellikle c vitaminini bolca almanızı öneririz. Doğru olmakla beraber eksik… Buna rağmen neden hasta oluyoruz ? Öncelikle sizler sağlam bir kale için gerekli malzemelerin listesini vereceğim.

8 Kasım 2017 Çarşamba

Kolloidal gumus dermatit egzama cilt inflamasyonu

Koloidal gümüşün, kesikler, yanıklar, çizikler, yaralar, akne, böcek ısırıkları, güneş yanığı, yanıklar, sedef hastalığı, kepek, MRSA salgınları ve daha fazlasını içeren her türlü cilt durumuna karşı mucizeler yaratığı bilinmektedir. Elbette ki bu iyileşme genellikle teknik bir süreçtir ve mucize ile ilgilisi de yoktur. Böyle bir algı yaratmasının en büyük sebebi ise modern tıbbın neredeyse her durumda çaresiz kalmasıdır.



Klinik bir çalışma, gümüşün egzama olarak da bilinen iltihaplı bir deri rahatsızlığı olan dermatite bağlı cilt kızarıklığını ve iltihabı iyileştirdiğini göstermektedir.

Tabii ki, deneyimli kolloidal gümüş kullanıcıları, her çeşit topikal cilt durumlarında kolloidal gümüşün şaşırtıcı iyileştirici özelliklerini zaten bildikleri için klinik bir araştırmaya ihtiyaç duymazlar. En inatçı cilt hastalıklarında bile kolloidal gümüşten fayda görmek mümkündür.

Klinik araştırmaların keşfettikleri şey ise, deneyimli kolloidal gümüş kullanıcılarının zaten yıllardır şifa gördükleri ve bildikleri şeyleri geriden takip etmekten başka bir şey olmuyor.

30 Ekim 2017 Pazartesi

Romatoid artrit ve kolloidal gumus

Romatoid artrit'te kolloidal gümüşün kullanımına gelmeden önce bilmemiz gereken daha önemli bir unsur var. 

O da buğday! 

Otoimmün bozuklukların tümünde, durumu kötüleştiren en yaygın faktör, çoğunlukla buğdaya karşı bir hoşgörüsüzlüktür.

Buğday tahammülsüzlüğü (intöleransı) çok yaygındır aslında. Otoimmün rahatsızlıkları olan bir hasta üzerinde yapılan bir araştırma, %100 oranında buğday tokluğuna sahip olduğu bulunmuştur. Burada bahsettiğim buğday tahammülsüzlüğü en temelde buğdayın genetiğinin değiştirilmiş olması ya da kromozon sayılarının ilk buğdaylara göre farklı olmasından kaynaklanan bir durum değildir. Homo sapiens avcı toplayıcılıktan, tarıma geçtiği andan itibaren bugün buğdaydan kaynaklı hastalıklar şimdiki kadar olmasa bile binlerce yıl önce yaşamış insanlarda da vardır. Çünkü buğday sağlıksızdır.

Sutun zararlari

İnsan hariç hiçbir canlı ömür boyu süt içmeye devam etmez. Çünkü doğal süreç bu değildir. İnek, o sütü kendi yavrusu için yapar. Ve insan, inek sütü içmek için evrilmemiştir. Yanı sıra inekler de mısır yemek için evrilmemişlerdir. GDO'lu ya da GDO'suz mısır ineklere zarar vermekte ve salmonella gibi hastalıkların türemesine yol açmıştır. Ve bu süt ve et yoluyla insanlara da geçmektedir. Bununla birlikte sütün içindeki "laktoz" denen süt şekerini sindirmeye yarayan "laktaz" enzimi insanlarda ancak 2 yaşına kadar üretilir. Ve sonra o gen kapanır. Hayvanlarda ve insanlarda yavru sütten kesildiğinde sütün sindirimini sağlayan enzimler yok olur. Yani insanda laktaz enziminin azalması insanın süte ihtiyacı olmadığının açık bir kanıtıdır.

26 Ekim 2017 Perşembe

Bugday

Akademisyenler bir zamanlar, Tarım Devrimi’nin insanlık için ileriye doğru atılmış büyük bir adım olduğunu iddia ettiler. İnsan zekasıyla gerçekleşen bir ilerleme hikayesi anlattılar. Buna göre evrim kademeli olarak giderek daha zeki insanlar yarattı. Sonuçta insanlar o kadar akıllı hâle geldiler ki, doğanın gizemlerini çözdüler ve bu sayede koyunları evcilleştirip buğdayı ekebildiler. Ve çok kısa bir süre sonra da, bir şekilde acımasız, tehlikeli ve savaşçı avcı toplayıcı yaşamlarını memnuniyetle bırakıp, hoş ve dingin çiftçi yaşamına geçtiler.

Kolloidal Gumus ve Herpes

Herpes simpleks

Herpesviridae familyasına ait, uçuk nedeni olan virüs. Herpes ismi Yunancadan ("Herpeine") gelmektedir ve de anlamı sürünmek ya da emeklemektir. Antik yunan zamanlarından beri tanınan bu virüs sık sık insanları enfekte etmektedir. Bu enfeksiyonlar; hafif komplikasyonsuz mukokutanözif hastalıklardan, ölümcül olan enfeksiyonlara kadar değişebilir. https://tr.wikipedia.org/wiki/Herpes_simpleks_vir%C3%BCs%C3%BC


Kolloidal Gümüş, sağlık endüstrisinde kullanılan en tartışmalı minerallerden biri olmaya devam ediyor. 1999'da ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) resmen bir ürün olarak tüketimi için güvensiz ve etkisiz olduğunu belirtti. O tarihte, sözde sağlık taleplerini destekleyen herhangi bir bilimsel kanıt sunmadığını söylediler.

Elbette ki bu şaşılacak bir durum değil. Çünkü aranmayan kanıt bulunmaz.

8 Ekim 2017 Pazar

Hastalik belirtileri

Hipokrat'dan beri tıp hastayı şuna inandırmaya çalışmaktadır; hastalık belirtisi, kökeni, bedenin işlevsel süreçlerinde olan rastlantısal bir olaydır ve nedenlerinin bedende araştırılması gerekir. Oysa tıp, ısrarla belirtiyi yorumlamaktan kaçınarak, hastalığı da, belirtilerini de anlaşılmazlığa mahkum etmektedir. Böylece sinyal gerçek işlevini kaybetmektedir.

4 Ekim 2017 Çarşamba

Gumus suyu plastik siselerde olur mu?

Kolloidal gümüş neden plastik şişelerde muhafaza edilemez?

Çünkü plastik, çevreden statik elekriği alma eğilimindedir. Plastik şişedeki statik elektrik, daha sonra, elektrik yüklü gümüş partiküllerini kabın elektrik yükünün nötralize edileceği yerlere kademeli olarak çekerek potens kaybına neden olur. Böylece, plastik şişede bekleyen kolloidal gümüş, olması gerekenden çok daha az etkili olacaktır. Zamanla kolloidal özelliğini yitirecek ve ppm derecesi de düşecektir.

Uzun bir müddet saklayacaksanız elbette ki cam şişeler en sağlıklı olandır.

29 Eylül 2017 Cuma

Yeni dunya düzeninde tibbi soykirim

Başlık ne kadar ürkütücü değil mi? Ama hakikat başlıktan daha da ürkütücü. Turque Diplomatigue Dergisinin Şubat 2014 sayısında Türkçe tercümesi yayınlanan bu sarsıcı makale Dr. Grady A. Deal'ye ait ve 10 Mayıs 1995'de yayınlanmış. Aradan 19 yıl geçmesine rağmen hala dipdiri. Önce düşünecek kadar zaman, sonra da sıkı bir nefes alın ve Bismillah diyerek okumaya koyulun. İşte gerçekler...

26 Eylül 2017 Salı

Kolloidal gumusun maliyeti

Koloidal gümüşü kendi imkanlarıyla üretmeye çalışanlar bunun aslında çok maliyetsiz bir şey olduğu gibi yanlış bir kanıya kapıldıklarından Siva Derm’in fiyatlarının çok yüksek olduğunu dillendiriyor. Yanı sıra bazı kuyumcular da saf gümüş çubuk ürettiğini söyleyerek insanlara bunu satıyor. Kimseyi zan altında bırakmak istemem. Ama kuyumcunun işi süs ve ziynet eşyası satmaktır. Sağlık için kullanılan medikal gümüş değil! Şayet böyle bir işe girişiyorsa zaten kendi kendini zan altında bırakır. Çünkü suç işliyor demektir. Sattığı gümüş saf bile olsa bunu gerekli kurumlardan onaylatıp yasal prosedürü izlemesinde kendi açısından fayda var. Ama tabii toplum bu gibi şeylerin hesabını hiç yapmadan “şu işte iyi para var biz de hemen yapalım” zihniyetinde olduğundan hesapsızca girişirler her işe.

9 Eylül 2017 Cumartesi

Sarimsak ve gumus

Gümüş suyu ile birlikte sarımsak kullanılır mı?

Kolloidal gümüş ile birlikte sarımsak kullanılmaması gerektiği bilgisi ilk defa Dr. Robert C. Beck tarafından Mart 1996 yılında Amerika, Seattle’daki “Whole Life Expo” adlı konferanstaki konuşmasının bir bölümde bahsedilmiş ve Nexus Dergisinin Şubat-Mart 2011 sayısında yeniden yayınlanmıştır. Bu sayede de literatüre geçmiştir.

Dr. Beck bu açıklamasında şöyle diyor: Harvard, MIT ve Albert Einstein Tıp Fakültesi'nden araştırma, ile  mikro akımların tüm virüsleri, parazitleri, mantarları, bakteri ve patojeni ortadan kaldırdığı bilinmektedir. Bu araştırmanın "kaybolduğunu" veya gizlendiğini ispatlayabilirim.

Gümüş kolloidler bilinen tüm patojenlerin ortadan kaldırılmasına ve fırsatçı enfeksiyonların önlenmesine büyük ölçüde yardımcı olur. Bu, uzun süredir bilinmektedir.

3 Eylül 2017 Pazar

Kolloidal gumus nedir




20 yüzyıla geçerken bilim adamları vücuttaki en önemli sıvıların kolloidal olduğunu keşfetmişti. Bir maddenin kendisi için çözücü olmayan bir ortamda 10 üzeri -5 ve 10 üzeri -7 cm boyutlarında dağılmasıyla oluşan çözeltiye kolloidal çözelti denir.

Vücudumuzda bulunan en önemli sıvılardan biri olan, hücrelere besin ve oksijen taşıyan kan, kollidal yapıdadır. Vücuttataki sıvıların çoğu kristalize yapıda değil kolloidal yapıda olduğundan, kolloidal maddeler vücut tarafından daha kolay absorbe edilir. Bu yüzden kolloidal gümüş mikroplara karşı en etkin antibiyotiktir.

27 Ağustos 2017 Pazar

En sağlıklı yemek tarifi

Her ne kadar ilk etapta konuyla ilgisizmiş gibi görünse de, eski bir zen hikayesiyle başlamak istiyorum. Sabredip devam ederseniz, konunun nasıl bağlandığını göreceksiniz.

Evvel zaman içinde Çin’de Çi Çang adında bir adam vardı ve dünyanın en iyi okçusu olmak istiyordu. Ona Vei Fei diye bir adamdan bahsettiler, ne var ki adam çok uzak bir diyarda oturuyordu. Çang uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra fei’yi buldu. Usta Çang’a evvela gözlerini hiç kırpmadan uzun zaman durmak gerektiğini söyledi. Çang evvela eşinin dokuma tezgahı altına uzanarak gözünden birkaç milimetre ötede işleyip duran mekiklere rağmen irkilmemeyi öğrendi. İki yıl sonra göz adelelerine öyle hakim olmuştu ki, günün birinde küçük bir örümcek kirpikleri arasına ağ kurdu. Çang bunun üzerine piştiğine hükmederek artık ustasının yanına gitmeye karar verdi.

14 Ağustos 2017 Pazartesi

Webman

Şimdi şöyle “webman” diye bir insan (süper kahraman) hayal edelim; bilgisayar ya da herhangi bir cihaz olmaksızın internete sadece beynini kullanarak bağlanabiliyor. Ve tüm kodları çözüp, her sisteme girebilme yetisine sahip. Bu şekilde tüm dünyayı değiştirmesi mümkün.

Ne büyük bir güç değil mi?

Peki ya bu insan internetin olmadığı bir zamanda ya da dünyada var olsa ne olur?

Elbette ki bu sahip olduğu gücün ve yeteneğin zerre kadar değeri kalmaz. Yani çok anlamsız olur. Bunu anlatmamın sebebi insanların çağa uygun iş bulmak için kendilerini yetişmeleri gerektiği falan değil. Çağın getirdiklerinin insanların gelişimlerini engelleyecek sistemler geliştiriyor olması.

8 Ağustos 2017 Salı

Tubitak 46. Final yarismasi kolloidal gumus

Yusuf Berk GÜRAY Ali Safa CANDAN

DANIŞMAN : Faysal YILMAZ ALAN VE SIRA NO : BİYOLOJİ 5

KOLLOİDAL GÜMÜŞ SUYUNUN İNSAN AKCİĞER ALVEOLAR KARSİNOMA (A549) VE SAĞLIKLI BRONŞ EPİTEL (BEAS-2B) HÜCRE HATLARINDA SİTOTOKSİK, APOPTOJENİK VE ANTİOKSİDAN ETKİLERİNİN İN-VİTRO İNCELENMESİ

Akciğer kanserinde ciddi dezavantajları olan ve beklenilen başarıyı gösteremeyen çeşitli ilaçların etkilerini artırmak