Yeni yayınları e-posta olarak alabilirsiniz

2 Nisan 2018 Pazartesi

Kopekler ve Kedilerde Kanser Hakkinda Gercekler

İnsanlarda kanser yükselişte ve evcil hayvanlarda kanser istatistikleri de farklı bir durumda değil. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü Karşılaştırmalı Onkoloji Programı'na göre, ABD'de 32 milyon kedi ve 65 milyon evcil köpek var. Her yıl yaklaşık 6 milyon köpeğe ve neredeyse aynı sayıda kediye kanser tanısı koyuluyor. Köpeğinizin veya kedinizin kanser olduğundan şüpheleniyorsanız, ne yapmanız gerekli?

İşte tüylü arkadaşlarınızın sağlıklı ve uzun ömürlü yaşamasına yardımcı olacak bazı temel gerçekler ve ipuçları.

Köpekler, Kediler ve Kanser Hakkında Daha Fazla İstatistik
Önce hayvanlar ve kanser hakkındaki bazı istatistiklere bir göz atalım:


10 yaşın üzerindeki köpeklerin% 50'si kanserden ölüyor.

-Kanser aynı zamanda yaşlı kedilerde en yaygın ölüm sebebi ve 10 yaş üzerindeki tüm kedilerin % 32'sinde kanser görülüyor.

Köpeklerde en sık görülen kanser lenfoma veya lenf nodu kanseri. Tiroid kanseri, akciğer tümörleri, meme bezi kanseri, oral melanom, “mast hücresi” tümörleri ve gövde ya da uzuvlardaki tümörler de oldukça yaygın.  Anal bez adenokarsinomu ve hemanjiyosarkom (kan damarlarının boşluklarında oluşan sarkom) ise çoğunlukla sadece köpeklerde görülen kanser türleri.

-Kedilerde en yaygın kanser, genellikle Feline Leukemia Virus (lösemi) ile bağlantılı olarak gelişen lenfoma. Kediler ayrıca, mast hücre tümörlerinin yanı sıra yapılan aşılara bağlantılı skuamöz karsinom ve fibrosarkoma da yakalanma eğilimindeler. Kedilerde yaygın olmayan ancak yine de ortaya çıkabilen diğer  kanser türleriyse akciğer, beyin, burun, karaciğer ve meme tümörleri.

-Kanser, köpeklerde kedilere göre daha sık görüyor. Bununla birlikte, kedilerde kanser daha agresif olma eğilimindedir.

İnsan ve Evcil Hayvan Kanserleri:
Benzerlikler ve Farklılıklar
İster inanın ister inanmayın, evcil hayvanlarda ve insanlarda kanser farklı değil, zira insanlar ve evcil hayvanlar aynı ortamı, aynı içme suyu kaynaklarını ve bazen aynı yiyecekleri dolayısıyla aynı toksinleri paylaşıyorlar.

Stresin insanlarda kanser riskini artırabileceğine dair kanıtlar bulunuyor ve köpek dostlarımız özellikle stresimizi etkileyebiliyor ve stresimizden etkilenebiliyor. İngiltere'deki Lincoln Üniversitesi ve Brezilya'daki São Paulo Üniversitesi tarafından yapılan büyüleyici ve yeni bir araştırmaya göre, köpekler insanların farklı yüz ifadelerini tanımaları, ve bunları insan duygularına bağlama yetenekleri sayesinde insanların neler hissettiklerini anlayabiliyorlar.  Bu, eğer siz stres altındaysanız, evcil hayvanınızın da büyük olasılıkla stres altında olduğu anlamına geliyor!

Kanser nasıl gelişir: insanlarda ve hayvanlarda benzer olsa da, farklı olan, kanserin ne kadar hızlı yayılabileceği. Amerikan Hayvan Kanseri Vakfı ve diğer araştırma kuruluşları, hayvan arasındaki “spontan kanserler” arasındaki çoğu kansere dikkat çekiyorlar, bunun sebebi hayvanlarda kanserin çoğu zaman çok kısa zamanda ortaya çıkması ve metastaz yapabilmesi, diğer bölgelere yayılarak çoğalabilmesi.

Köpeklerde ve Kedilerde Kanseri Önlemek için 4 İpucu
1. Evcil hayvanınızın kanser riskini bilin
Genel olarak tüm köpekler ama özellikle de çiftliklerde yaşayan köpekler burun kanserine yatkınlık gösterirler. Her şeyden önce bir köpeğin burnu yaşamak için en fazla kullandığı organlarından biridir ve çiftliklerde yaşayan köpekler etrafa sıkılan zehirli böcek ilaçlarını sürekli koklarlar ve bu da burun kanserine yakalanma risklerini yükseltir. Bunun gibi spesifik durumlar için ciddi anlamda araştırma yapmanız evcil hayvanınızın hangi kanser türlerine yakalanma riskinin ne kadar olduğu hakkında bir öngörüye sahip olmanıza yardım eder.

2. Aşıyla ilişkili kanser riskleri hakkında bilgi sahibi olun
Hem köpeklerde hem de kedilerde aşı kaynaklı kanserlerin gerçek olduğu artık biliniyor.  PetMD gibi ana akım bilgi siteleri bile “aşı kaynaklı sarkom” türü kanserin özellikle kedilerde yaygın olduğu konusunda evcil hayvan sahiplerini uyarıyor.  Aynen insan aşılarında olduğu gibi, evcil hayvan aşıları alüminyum ve cıva gibi ağır metaller ve bilinen bir nörotoksin olan formaldehit ve monosodyum glutamat (MSG) içerebiliyor ve bu da kansere zemin hazırlayabiliyor.

Aşı ve kanser arasındaki ilişkiyle ilgili bu makaleyi okumanızı öneririm. http://iyilestirici.blogspot.com.tr/2018/04/evcil-hayvan-asilari-kansere-sebep.html

3. Anormal durumları düzenli olarak kontrol edin.
Tanınabilir yumrulara ve şişliklere sahip olmadığından emin olmak için köpeğinizi ya da kedinizi düzenli olarak kontrol edin. Kanserin diğer muhtemel belirtileri arasında uyuşukluk, yemeyi veya içmeyi reddetme, dehidrasyon (su kaybı) kusma, ishal ve solunum güçlüğü sayılabilir, eğer evcil hayvanınızda bu belirtilerin bir ya da bir kaçı varsa bunu ciddiye alın ve zaman kaybetmeden kanser olup olmadığının belirlenmesini sağlamak için veteriner hekime başvurun.

4. Hayat arkadaşınıza sağlıklı yiyecekler, filtrelenmiş su verin, bol egzersiz yaptırın ve onu çok sevin
Bunlar insan sağlığı için temel bileşenlerdir ve aynı şekilde evcil hayvanlar için de vazgeçilmezler. Filtrelenmiş su, insanlar için olduğu gibi hayvanlar için de önemli çünkü musluk suyu toksinleri hayvanları, insanları etkilediği gibi etkileyebiliyor. Ve evet, kedilerin bile egzersize ihtiyacı var! (Kedilere egzersiz yaptırmanın en iyi yolu düzenli oyun oynatmaktır)

Kanserden Şüpheleniyorsanız Çabuk Hareket Edin

Son olarak, kanser hayvanlarda hızla yayılabildiği için, bir yumru, ya da kedinizde ya da köpeğinizde bir şeylerin “yanlış” olduğunu gösteren başka işaretler gördüğünüzde hızla harekete geçmeniz çok önemli. Böyle bir durumla karşılaştığınızda hiç zaman kaybetmeden bütünsel tıp yolları izleyen veterinerlere başvurun, güvenlik ve etkinlik açısından size mantıklı gelen bir eylem planı hazırlanmasını sağlayın.
Hem köpeklerde hem de kedilerde kanserin büyük bir hızla artıyor oluşu ne yazık ki çok üzücü bir gerçek. Şu anki verilere göre 1.65 köpekten bir tanesi kansere yakalanacak, kedilerde de oranlar bundan çok uzak değil. Kürklü sevgililerinizde kanseri önlemek için yapabileceğiniz birçok şey olduğunun, onları 20’li yaşlarında dahi genç, sağlıklı ve aktif tutmak için elinizden bir şeyler geleceğinin farkına varın.

Ve şunu unutmayın, insanlarda olduğu kadar, hayvanlarda da kolloidal gümüş ciddi anlamda işe yarar. Periyodik olarak günlük vereceğiniz kilo başına 2ml kolloidal gümüş hastalıklara yakalanma riskini minimuma indirir. (25kgX2ml=50ml kolloidal gümüş).

  1. https://ccr.cancer.gov/Comparative-Oncology-Program
  2. http://www.acfoundation.org/faqs/
  3. https://www.youtube.com/watch?v=Raif_9STMYM
  4. https://pets.webmd.com/cats/guide/cancer-in-cats-types-symptoms-prevention-and-treatment#1
  5. https://www.petmd.com/dog/slideshows/10-most-common-types-cancers-dogs
  6. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/27034392
  7. https://www.mdanderson.org/publications/focused-on-health/december-2014/how-stress-affects-cancer-risk.html.html
  8. http://rsbl.royalsocietypublishing.org/content/12/1/20150883
  9. https://thetruthaboutcancer.com/pet-vaccinations/
  10. http://www.vetsmall.theclinics.com/article/S0195-5616(96)50009-4/abstract
  11. https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24556450

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder